Oyun Akışı Kuramı (Game Flow)

Yaşadığımız dönemde çevresel uyaranlar ile çok fazla ve sıklıkla karşılaşmamız, herhangi bir işe ya da bir sürece odaklanmamızı oldukça zorlaştırıyor. Çalışırken, yemek yerken veya kitap okurken gelen bir bildirim sesi, o anda yaptığımız iş her neyse onu bırakıp telefona yönelmemize neden oluyor. Odağımızı dağıtan birçok etmene rağmen bazı durumlarda ilgilendiğimiz bir şeyler varken hiçbir şeyi duymadığımız, görmediğimiz ve fark etmediğimiz de oluyor. İşte bu noktada ilgilendiğimiz süreçte ve yaptığımız işlerde “Akış”a girmiş oluyoruz.

“Akış”a girdiğimizde odaklanmamız artıyor ve neredeyse tüm uyaranlardan fersah fersah uzaklaşmış oluyoruz. En sevdiğimiz oyunu oynarken bize seslenen insanları duymayabiliyoruz, heyecan dolu bir film izlerken ne tuvaletimizin geldiğini ne de susadığımızı fark ediyoruz. Daha uç noktaları düşündüğümüzde yaptığı resme odaklanan bir ressamın saatlerce ve hatta günlerce yemeden içmeden resim yapmaya devam etmesini aslında onun “Akış”ta olduğunu gösterdiğini görüyoruz. Bu durumu Psikolog Mihaly Csiskszentmihalyi Akış Teoremi’nde açıklıyor.

Oyun Akışı Kuramı ’na göre kısaca, eğer “Akış”taysak ilgilendiğimiz işte sıkılmadan ve çok zorlanmadan zamanının nasıl geçtiğini anlamayacak ve memnuniyetle hayatımıza devam edeceğiz.

Ne Zorlanarak Sinirlen Ne de Çok Kolaydan Sıkıl: Akış’ta Kal!

Yaptığımız herhangi bir iş, bizim sınırlarımızı çok zorlayacak kadar seviyemizin üzerinde ise zorlanır, strese girer ve endişeleniriz. Bu durumda konsantrasyonumuz bozulur ve “akış”tan çıkarız. Bunun tam tersini düşündüğümüzde yani verilen görev kolay ise önce biraz gevşer daha sonra da sıkılmaya başlarız. Son noktada eğer çok kolay geliyor ise devam etmek için motivasyon kaynağı bulamaz hale geliriz. 

Bu nedenle birçok konuda olduğu gibi “akış”ta olmak için de dengeyi korumak, yeteneklere uygun derecede zorlayıcı görevler ve hedefler içeren işler yapmalıyız.

Örneğin; web sitemizi ziyaret eden kullanıcıya çok fazla bilişsel yüklediğimiz ve onun bilgisinin çok üstünde bir iş yaptırmaya çalışmak endişenmesine ve kendini kötü hissetmesine neden olacaktır. Aynı şekilde çok basit bir bilgiyi ve uyarıyı birden fazla kez kullanıcıya iletmek de sıkılmasına neden olacaktır. Her iki durum da web sitesi ziyaretinde “akış”ta olmasını istediğimiz kullanıcıyı kaybetmekle sonuçlanacaktır.

“Akış”ta Olmanın 7 Kuralı Var!

1.Yapılan işe tamamen dahil (konsantre) olma. (Completely involved in what we are doing – focesed concentrated)

2.Derinlere dalma ve günlük gerçekliğin, rutinin dışında olma. (A sense of ecstasy – of being outside everyday reality)

3.Büyük iç netlik – ne yapılması gerektiğini ve ne kadar iyi yaptığımızı bilme. (Great inner clarity – knowing what needs to be done, and how well we are doing)

4.Yeteneklerimizin görev için yeterli olduğunu ve faaliyetlerin yapılabilir olduğunu bilme. (Knowing that the activity is doable – that our skills are adequate to the task)

5.Huzur hissi – kendinden endişe duymama ve ego sınırlarının ötesinde bir büyüme hissi. (A sense of serenity – no worries about oneself, and a feeling of growing beyond the boundaries of the ego)

6.Zaman duygusu yok olur – ana iyice odaklanmış. (Timelessness – thoroughly focused on the present, hours seem to pass by in minutes)

7.İçsel motivasyon – “Akış”ın ürettiği her şey kendiliğinden ödüle dönüşür. (Intrinsic motivation -whatever produces flow becomes its own reward)

Oyun Akışı Kuramı ’nı oluşturan ve paylaşan Psikolog Mihaly Csiskszentmihalyi’nin TED konuşmasını bu linkten izleyebilirsiniz. (https://www.ted.com/talks/mihaly_csikszentmihalyi_on_flow?language=tr#t-946641)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.